Anı-Biyografi Dizisi

Ana Sayfa/Anı-Biyografi Dizisi

Uzun Roman – Mehmed Uzun Portesi – Ferzende Kaya

By |Kasım 17th, 2014|

Mehmed Uzun'un muhteşem anlatımı eşliğinde... Eşi Zozan Uzun, kayınpederi ve amcası Celal Uzun, çevirmeni, bacanağı ve arkadaşı Muhsin Kızılkaya, kardeşi Mahmut Uzun, arkadaşları Firat Cevverî, İbrahim Güçlü, Adem Avcıkıran, Keya İzol ve doktoru Mahmut İlhan'ın tanıklıklarıyla...A. Ömer Türkeş, Ahmet Güneştekin, Ahmet Öz, Ahmet Tulgar, Ahmet Uzun, Abidin Parıltı, Berat Günçıkan, Canip Yıldırım, Evrim Alataş, Hacı

Durulmayan Bir Kafa – Kay Redfield Jamison

By |Kasım 17th, 2014|

Bu tür deliliğin çok kendine özel bir iç sızısı, çoşkunluğu, yapayalnızlığı, dehşeti var. Uçtuğunuz zaman harikasınız. Düşünceler olsun, duygular olsun müthiş bir hızla, yoğunlukla üst üste geliyor, aynı kayan yıldızlar gibi siz bu yıldızların peşine düşüp her an daha iyisini daha parlağını buluyorsunuz. Çekingenlik diye bir şey kalmıyor, aradığınız sözcükleri, jestleri tak diye buluyorsunuz, başkalarını

Eski Zaman Kadınları Arasında – Nahid Sırrı Örik

By |Kasım 17th, 2014|

Oğlak Yayınları, usta bir yazarın yıllardır gölgede kalmış yapıtlarını yeniden gün ışığına çıkarıyor.Nahid Sırrı, beş ninesi, onların uzak yakın çok sayıda akrabaları ve kendi annesi ve babasıyla ilgili anılarını tadına doyulmaz Türkçe'siyle anlatıyor.Sonuç, bir dönem toplumunun kadın-erkek ilişkilerini, özellikle de kadınların gözlemleriyle, toplumun belki de pek yazı konusu edilmemiş ayrıntılarıyla nefis bir anı kitabı.Oğlak Yayınları,

Osmanlı Kadın Hareketinde Bir Öncü Emine Semiye – Şefika Kurnaz

By |Kasım 17th, 2014|

Türk ilim ve fikir tarihinde müstesna bir yeri olan, İlber Ortaylı'nın deyimiyle medresenin son gülü, ünlü siyasetçi ve hukukçu Ahmet Cevdet Paşa'nın küçük kızı… Ahmet Mithat Efendi'nin övgüsüne mazhar olmuş, ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye'nin kız kardeşi… Babasına, topluma, padişaha aykırı duran, kendisinden sonraki nesillerin kadınları için hür bir hayatın yolunu açan fedai… Gelenekten

Haminne’nin Suret Aynası – Münevver Ayaşlı

By |Kasım 17th, 2014|

Osmanlı Devleti'nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna birebir tanıklık eden Münevver Ayaşlı'nın hatıralarıyla harmanladığı portre yazıları, tarih kitaplarının sayfalarında bulunamayacak detaylara yöneliyor. İyi bir aileden gelen ve eşinin devlet görevleri sebebiyle devrinin edebiyat, kültür siyaset meclislerinde bulunan Ayaşlı, biyografi geleneğini resmiyetten kurtararak samimi bir tarzda sürdürmeyi tercih ediyor. Mülkün, kalemin ve sanatın sultanları Haminne'nin Suret

Bir Ruh Macerası – Ayşe Şasa

By |Kasım 17th, 2014|

"İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam'dır!" hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.Hayatımın

Beklemek ve Ummak – Faruk Şüyün

By |Kasım 17th, 2014|

Otobiyografi ile biyografinin iç içe geçtiği çalışmalara bir hayatın tıpkıbasımı diyebilir miyiz? Bu soru bende hep vardır. Günce tutmanın, yaşanmışların sağlaması olarak ele alınması da nedense tartışılmaz. Yine de yazan için bir yol haritası görevi yaptığı kesin. Benim gibi, yaşadıklarını açıklama cimrisinin özel notları yok bile denebilir. Belleğin beş duyuyu da içerdiği çok boyutlu taşıyıcılığına

Adım Sende Trabzon – Esin Üçüncüoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Burası benim çocukluğumun baba evi. Her gidenin ardından, hâlâ ağıtlar yaktığım ata toprağım. 1960 yılında ayrılmış olsam da bir yanım hep Trabzon işte...Anımsayabildiğim kadarıyla 1945-60 yılları arasına denk düşen zaman dilimindeki kendi çocukluğumun Trabzonunu anlattım. Ve bu sürece zaman zaman yorumlarımı kattım. Sonuçta akıp giden zaman penceresinden bazen Türkiye'nin bazen de kendi şehrimin insanının sevinçlerini,

Beni Artiz Yapanın – Abdullah Şahin

By |Kasım 17th, 2014|

Kimin elinde hıyar varsa, elimdeki tuzla ona koştum. Üç aşağı beş yukarı kırk yıl alkış peşinde koşmuşum, koştum... Koş... koş... koş... Şimdi soruyorum; ben manyak mıyım?Tanınmak, alkış almak, "aaaaaa sizi çok beğeniyoruz"u işitmek, kızlara yakışıklı, güzel çıkmış fotoğraflarımla imzalar vermek... Eeee bunları yaşamadım sayılmaz. Ünlü bir komedyen oldum, insanları güldürmenin, güldürürken düşündürmenin yollarını öğrendim; "komiklik