Araştırma İnceleme Dizisi

Ana Sayfa/Araştırma İnceleme Dizisi

Kayıp Tanrı – Yaradılışın Sırrı – Süleyman Diyaroğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Satırlar ve kelimeler arasına gizlenmiş sır'lar.. Sadece görebilecek bilinçler için ifade bulacak olan gizler! Kelimelerin, cümlelerin, sembollerin ve sayıların üzerine sinmiş ilahi ve mistik kokular gibi, onlara bakanların veya onları okuyanların değil, sadece o kokuyu alabilenlerin anlayabileceği veya sezebileceği şeylerdir. Bir cümlede gizlenmiş ilahi bir sırrın, o cümle üzerine serpiştirilmiş mistik bir koku olarak var

Efsaneler Amblemler İzler – Carlo Ginzburg

By |Kasım 17th, 2014|

Uzun yıllardır sabbat üzerine sürdürdüğüm araştırmalar sırasında, birdenbire tarihsel değil, daha çok morfolojik bir yöntem uyguladığımı fark ettim. Çeşitli kültürel ortamlardan kaynaklanan ve biçimsel yakınlıklara dayanan efsanaler ve inanışlar toparlıyordum. Yüzeysel kimliklerin ötesinde, derin benzeşikler fark ediyordum. Bilinen tarihsel bağlar bana yardımcı olamazdı, çünkü bu efsaneler ve inanışlar çok daha uzak bir geçmişe dayanıyor olabilirdi.

Klasiklerden Çağdaşlara – Nizami Caferov

By |Kasım 17th, 2014|

Avrupa Rönesansı'ndan farklı olarak Azerbaycan Rönesansı daha çok sözlü halk edebiyatına dayanır. Bunun nedeni, halkın yazıyla olan ilişkisiyle bağıntılıdır. Avrupa Rönesansı antik mitolojiyi Latin alfabesiyle birlikte kabul eder. Azerbaycan Rönesansı ise Türk mitolojisini belleklerden toplar.Bu eser, Azerbaycan'ın yeni kuşak bir bilim adamının kendi tarihine, edebiyatına, hümaniter mirasına, şahıslar ve eserler araştırılarak, gerekli olan bakış açısını

Alamut Efsaneleri – Farhad Daftary

By |Kasım 17th, 2014|

Dağın Yaşlı Adamı'nı ve fedailerini Sünni kaynaklar ve Batıdan gelen gezginler mi abartarak kötü göstermişti... Fedailer gerçekten de haşhaş bağımlısı suikastçılar mıydı? “Cennet Bahçesi” için mi kendilerini feda ediyorlardı? Yoksa Hasan Sabbah ve fedaileri gerçekten birer efsane miydi? Nizari İsmailileri, Ortaçağ Avrupa'sında “Haşaşiler” ismiyle nam salmışlardır. Haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, XII. yüzyılın başlarında

Yahya Kemal’de ‘Son’ – Ayhan Güldaş

By |Kasım 17th, 2014|

Prof.Dr.Mehmet Kaplan der ki: Edebî eserin bizzat kendisi ele avuca sığmayan bir varlıktır. Onun mahiyetini kavramak, dünyanın en güç işlerinden biridir. Hangi zaviyeden bakarsanız, o size ayrı bir cevap verir.Bu kitapta, hakkında çok yazılmış, konuşulmuş olan Yahya Kemal Beyatlı'nın bütün eserlerine daha değişik bir açıdan bakılmış; ayrı ve ilgi çekici cevaplar alınmıştır. Şairimizin nesirlerinde ve

Çağdaş İran Edebiyatının Doğuşu ve Gelişmesi – Mehmet Kanar

By |Kasım 17th, 2014|

İran'da şiir ve edebiyat geleneğinin İÖ VI.-V. yüzyıllara kadar uzandığını günümüze ulaşan belgeler kanıtlar. Hatta bu gelenek daha da eski tarihlere taşınarak, Zerdüşt dininin kutsal kitabı olan Avesta'nın İran edebiyatının en eski örneklerinden biri olduğu ileri sürülür. Böylesine köklü bir edebiyatın dili olan Farsça da, XII. yüzyıldan başlayarak Anadolu'dan Hindistan'a kadar birçok halkın ortak kültür