Deneme-İnceleme Dizisi

Ana Sayfa/Deneme-İnceleme Dizisi

Kırkıncı Kapı – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Okuyucu;Hiç ikiyüzlü olmadın bana karşı, değil mi? En azından öyle olduysan bile, bana hissettiremediğin için minnettarım sana. Fuzûlî'yi Bâkî'yi, Galib'i, Nedim'i yeniden gündemine aldığın, onlarla arandaki uzak mesafeleri kalemimin ucundan damlayan mürekkeplerle boyadığın ve kendi medeniyet birikimimizi yeniden keşfe çıktığın için pişman olduğunu hiç sanmıyorum. Üstelik ey okuyucu, düşün hele, acaba gök kubbenin altında gül

Kırk Ambar – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Aşk ve sevgi.. Tecellisi gönülde beliren , gönlü muhatap alan duygular.. Belki biri diğerinin vasıtası, diğeri ötekinin hedefi. Asıl hedefe giden yolda kâh temrin, kâh oyalanıp aldanma..Aşk ve sevgi... İçinde muhabbet, alâka, yakınlık, dostluk, müveddet, mürüvvet ve daha pek çok insani hasletlerin gizlendiği dünya.. Bazen şefkatin, bazen himayenin, bazen merhametin adı. İlâhî anlamda yalnızca bir

Kırk Ambar – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Aşk ve sevgi.. Tecellisi gönülde beliren , gönlü muhatap alan duygular.. Belki biri diğerinin vasıtası, diğeri ötekinin hedefi. Asıl hedefe giden yolda kâh temrin, kâh oyalanıp aldanma..Aşk ve sevgi... İçinde muhabbet, alâka, yakınlık, dostluk, müveddet, mürüvvet ve daha pek çok insani hasletlerin gizlendiği dünya.. Bazen şefkatin, bazen himayenin, bazen merhametin adı. İlâhî anlamda yalnızca bir

Kadılar Kitabı – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Kadılar Kitabı, bilimsel bir iddiadan öte, kültürel bir gaye taşır. Kadılarla ilgili birtakım anektodlar, epizotlar, uydurma da olsa tarihe yansımış öyküler ve fıkralar kenarda köşede kalmasın, derlenip iki kapak arasına girsin ve böylece okuyucu tarih boyunca hukuk serüvenimizle alâkalı fikirlerini kendisi oluştursun, eğer hukuk ile yakından ilgiliyse tavırlarını ona göre düzenlesin, eski meslektaşlarının hayatlarından kesitler

Kadılar Kitabı – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Kadılar Kitabı, bilimsel bir iddiadan öte, kültürel bir gaye taşır. Kadılarla ilgili birtakım anektodlar, epizotlar, uydurma da olsa tarihe yansımış öyküler ve fıkralar kenarda köşede kalmasın, derlenip iki kapak arasına girsin ve böylece okuyucu tarih boyunca hukuk serüvenimizle alâkalı fikirlerini kendisi oluştursun, eğer hukuk ile yakından ilgiliyse tavırlarını ona göre düzenlesin, eski meslektaşlarının hayatlarından kesitler

Ney’in Sırrı – Beşir Ayvazoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Ney'in Sırrı, ağırlıklı olarak, bir meşk zinciri teşkil eden üç büyük neyzenin, Aziz Dede, Emin Efendi ve Halil Dikmen'in biyografilerinden oluşmaktadır. Ancak giriş bölümünde Meviânâ, Mevlevilik ve Osmanlı kültürü; sonuç bölümünde de ney ve edebiyat ilişkisi ele alınmış, böylece "ney" kavramı etrafında Türk kültürünün estetik arka planındaki Meviânâ gerçeğine işaret edilmiştir. Yazarının "2007 Meviânâ Yılı"

Dört Güzeller – Toprak, Su, Hava, Ateş – İskender Pala

By |Kasım 17th, 2014|

Anasır-ı Erbaa "dört öğe", "dört element" demek. Biz ona "Dört Güzeller" dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... Terra, aqau, aer, ignis... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri....Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi

Türkçe Üzerine – 1 Denemeler ve Eleştiriler – Yusuf Çotuksöken

By |Kasım 17th, 2014|

Türkçe Üzerine-1 Denemeler-Eleştiriler adlı kitap, yazarıız Yusuf Çotuksöken'in çeşitli dergi ve gazetelerde dil üzerine anadili, Türkçe öğretimi, sözlükler, yazım, dil yanlışları vd yazdığı yazılardan bir derlemeyi içeriyor."Her yazım küçük bir araştırma ürünüdür. Kimi yazılarımda kişisel gözlem ve deneyimlerimin yanı sıra izlenimlerimi de yansıtmaya çalıştım. Şu gerçeği altını çizmeliyim: Türkçe'nin inceliklerini, sorunlarını, gizlerini araştırma yaparken daha

Ölümün Dört Rengi – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

"Ufka dikin gözlerinizi, bakın, ustamız Hızır bizi bekliyor, iki denizin birleştiği yerde... günahların tam da ortasında...O hâlde, Yusuf gibi, dünyaya sırt çevirelim de varsın gömleğimiz arkadan yırtılsın!Kıyamet günü Münker'le Nekir'e gösteririz, 'tek hayırlı amelimiz bu!' deriz; 'Biz dünyayı değil, sadece onu sevdik!Sakın zahire bakıp aldanmayın, yüzümüzün karalığı sevgiliye ihanetten değil, balçık deryası içindeki hayâline bir

Bilmem Hatırlar mısın? – Ali Çolak

By |Kasım 17th, 2014|

Unutamamak büyük acılar yaşatır insana, eski acılar...Bazen de unutmak acı verir, hatırlayamadığın küçücük bir ayrıntı, tatlı biran...O küçük ve değerli an'ın etrafını temizler, havalandırır, beklersin. Bir yerlerden hayal meyal belirsin, sonra yavaş yavaş görünür olsun, şekillensin istersin. Olmaz, öylece kararıp kalır. Kederlenirsin...Bir an'ın, bir hayatın yaşanmamış gibi olması ne kadar ürkütücü! Ama gerçek... Ne çok

Hayat Kırıklığı – Ozan Kayahan

By |Kasım 17th, 2014|

'Merhaba ben senin HAYAT KIRIKLIĞINIM, artık tanışalım mı?Sıkıldım biranın son yudumuyla, onun ve diğerlerinin ve haftanın günleri arasında beni görmezden gelmeden...'

Hz. İnsan – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü. Elendim ve elenişim sırrını sulara gömdüm. Sahilsizdim. Hakikat gibi. Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim. Hakikat niçin hep yaşlı, niçin hep ıslak Kavrayan mısın kavranan mı? Delilik özgürlüktür Kelbin kalbe secdesi Hayy'dan gelen hû'ya gider Hz. İnsan'ın tevazusu Hep tevazu Hikmet ve cinsellik Sana benden kalan ne?

Göz İzi – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

İsteseydin eğer, bir kere isteseydin, evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu...Sen hiç istemedin ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen! Tutkuların için ölmedin ki! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun. Oysa ne

Beethoven’in Gözleri – Berat Demirci

By |Kasım 17th, 2014|

Kitap Tanıtım Yazısı :"Türk müziği okullardan öğrenilmez, ancak geliştirilebilir. Anasından Türk olarak doğma ve vasat bir Türk ailesinin evladı olarak yaşama işin başıdır. Halka inilmez, halktan çıkılır; çıktığınız yer halk dışı bir ortam ise, indiğiniz yerde de halkı bulamazsınız."Böyle diyor deneme ustası Berat Demirci. Hayatı kucaklayan farklı kareleri düşündürerek gösteriyor okura. Her denemesinde zihne farklı

Bütün Hatıralar Islaktır – Sıddık Akbayır

By |Kasım 17th, 2014|

Cemil Meriç, Hilmi Yavuz, Vüs'at O. Bener, Yusuf Atılgan, Can Yücel, Ülkü Tamer, Şükrü Erbaş, Cezmi Ersöz, Murathan Mungan, Hüseyin Alemdar gibi edebiyatımızın ünlü isimleri bu kitapta bir araya geldi. Akademisyen yazar Sıddık Akbayır, bu isimlerin hayatlarına sıradışı bir yaklaşımla eğiliyor. Onların ilgi alanları, kimlerden etkilendikleri, kimleri etkiledikleri, neleri sevdikleri, nelere ilgi duydukları bu kitapta

Hayal mi? Gerçek mi? – Okan İnanç

By |Kasım 17th, 2014|

İyi ile kötünün savaşı ezelden ebede bitmeyecek bir süreçtir. Doğrunun yanlışla, güzelin çirkinle, hakkın haksızlıkla, dostluğun düşmanlıkla, iyiliğin kötülükle, mücadelesi kıyamete kadar devam edecektir.Bir kış vakti gelen asrın dertlileri, Türkiye'den tüm dünyaya uçurdular barış güvercinlerini. Bu güvercinler; karartılmış, kirletilmiş, uyutulup köreltilmiş toplumları kurtuluş müjdelerinin nuruyla aydınlattılar. Bu müjdeler kimi yerde okul oldu, kimi yerde okuma

Aklımdan Geçenler, Başımdan Geçenler – Selçuk Cingi

By |Kasım 17th, 2014|

Ekonominin soğuk ikliminde 40 yılını geçirmiş birinden Selçuk Cingi, iktisat profesörüdür bu kadar sıcak ve sıradan hayata dair öyküleri okuyunca donmaktan kurtulmuş biriyle karşılaştığınızı sanırsınız. Kitapta, Prof. Selçuk Cingi'nin gerçek ve sanal öykülerle, özgün deneme türündeki yazılarının yanı sıra, ekonomik ve sosyal sistemde yoğunlaşarak artan “ters seçimler”in gölgesinde kalan insanî değer ve erdemlere ışık tutan

Gök Ekini Biçer Gibi – Tarık Buğra’nın Anadolusu – Nuran Özlük

By |Kasım 17th, 2014|

"Perşembe günleri kasabada pazar kurulur, bu insanlar da alacaklarını almak, satacaklarını satmak için gelirlerdi...Suskun insanlardı bunlar. Bütün gün sekiz on kelime ya söylerler ya söylemezlerdi. Alacak oldukları şeyler gramla tartılırdı: iki yüz gram toz şeker, elli gram kahve..Ve çocuklarına götürmek için yüz gram helva! Onlar hala dirhem derlerdi, okka derlerdi, arşın derlerdi. Ve belki de,

Bir Zamanlar – Birten Gökyay

By |Kasım 17th, 2014|

DEMİRYOLLARI'NIN emektar lokomotifleri bile kıskanır onun yaşam serüveni boyunca uğradığı istasyonların listesini görse. Soluklandığı ara istasyonları geçtim, ana istasyonların isimleri bile sayfalar alır. Üniversiteli Kadınlar Derneği'nden tutun, TİKA'ya, hatta Pekin'deki 4. Dünya Kadın Konferansı'na kadar uzanır o liste. Okuyup da bitirdiğinizde anlarsınız ki, bir öncü kadınla karşı karşıyasınız. Birten Gökyay, bir kadın hakları öncüsüdür; dahası

Düşünce Düşlenir – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Oğlunun -kendisine birkaç saat evvel satın almış olduğu şapkasıyla birlikte- trenin penceresinden başını dışarı çıkarıp sarktığını gören baba, birkaç kez oğlunu ikaz etmiş içeri girmesi için. Fakat küçük afacan babasının uyarılarını duymazlıktan gelip rüzgârla arasındaki oyuna devam etmiş; baba ne kadar "Oğlum yapma, içeri gir, şapkanı düşüreceksin," dediyse de küçük afacanı ikna etmesi mümkün olmamış.

Arabanın Dili Olsa – Burçin Yıldırım

By |Kasım 17th, 2014|

Kitap, sürücü kurslarında direksiyon dersi veren bir sürücü hocasının anılarını ve izlenimlerini içeriyor. Bu zamana kadar pek de kaleme alınmamış olan bu tür anılar, okura iyi ki kaleme alınmış dedirtecek türden. Anıları ve izlenimleri okurken acemi şoför adaylarının trajikomik hallerini görüp bazen tebessüm edecek bazen de sosyal hayatta bir yara haline gelen itirafları okuyup hayrette

Daire’ye Dair – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Vaslından ayrı n'ola kanın dökülse gül gül Ben gülbün-i firakım bu fasıldır baharımBu bir bülbülün çığlığı değil. Öyle ya bülbül, gülün semtindeki yabancı âşığın adı; hakikat âşığının adı. Güle tutku ile bağlanan, gülden beslenen ve gülden beslendikçe nağmelerine revnak veren hakikat âşığının.Oysa bu beyitteki hüznün sahibi güle yaklaşan, onu uzaktan seven, sırf bu uzaklık sebebiyle

Unutulmuş Yüz Masalları – Mahmut Şahin

By |Kasım 17th, 2014|

Her insanın bir masalı olsa da, günışığına çıkamadan kaybolup gitmiş yahut nisyana uğramış olanlar çoğunluktadır esasında. Her masal, insanlığın belleğinde derin izler bırakma şansını yakalayamaz doğal olarak. Zaman içerisinde, mahalden mahalle farklılaşsalar da insana özgüdürler hepsi. Kimi Yunusça bir teslimiyetin gölgesinde huzur bulur; kimi Pir Sultanca dikleşmenin, itirazların ağır bedellerini öder. Boynunu büker,”eyvallah” der bazısı,

Akif’e Dair – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin…Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan 'Akif, diğeri de kendisi ! için yazan Âkif.Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi?Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek?Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu?Hem mektep, hem medrese, hem muhafazakârlık, hem

Anşa – Ceyno Gür

By |Kasım 17th, 2014|

-"Bana bakan gözler gördüm gözümü değil kalbimi gören, bazen de kirpiğimden ileri gidemeyen." Bakma Görürüm-"Eskiden sıcacık bir yerden bakıyordum üzerine kar yağan trenlere. Şimdi ise üzerime kar yağarken bakıyorum onlara, içimi ısıtmak için…." Trenler Çocukluğum ve Kar-"Peki, neden aklını başında tutmaya çalışır bu insan evladı, bu terelelli dünyada? Ağır delilik!" Terelelli Dünya-"Aşk var ama biz

Bir Mabed Bekçisi – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Ömrü boyunca harbi değil muharebeyi kazanmayı hedeflemiş bendenizin harbin kaybedilmesinden ötürü hissesine düşen ızdırabın yarinin içine atıldığı o büyükçe ateş ormanını söndürebilmek için ağzıyla su taşıyan küçük serçenin ızdırabından daha az olmadığı itirafını bir buruk veda yazısının sonuna iliştirilmesi gereken ve ne yazık ki bir türlü dinmek bilmeyen mevsimsiz yağmurlar yüzünden mürekkebi akmış bir pusula

Bir Mabed İşçisi – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Ömrü boyunca harbi değil, muharebeyi kazanmayı hedeflemiş bendenizin harbin kaybedilmesinden ötürü hissesine düşen ızdırabın, yârinin içine atıldığı o büyükçe ateş ormanını söndürebilmek için ağzıyla su taşıyan küçük serçenin ızdırabından daha az olmadığı itirafını, bir buruk vedâ yazısının sonuna iliştirilmesi gereken ve ne yazık ki bir türlü dinmek bilmeyen mevsimsiz yağmurlar yüzünden mürekkebi akmış bir pusula

Mekanın Hikayesi – Hikayenin Mekanı – Ayşe Demir

By |Kasım 17th, 2014|

"Mekanın Hikayesi-Hikayenin Mekanı" isimli bu kitapta mekan bir kurgu öğesi olarak incelenirken birey ve toplum için ifade ettiği anlam dünyasıyla da karşımızdadır. Başta ev olmak üzere bütün mekânlar 'yaşam'a ve 'ölüme' e sahne olurlar. Kalıcılıkları, insan hayatına kıyasla daha uzun olduğu için nesiller boyu dönüşümlere ve yeniden başlangıçlara tanıklık edebilirler. Buna göre mekânlar aynı 'tarihi'

El İyisi – Cemil Gülseren

By |Kasım 17th, 2014|

Elinizdeki bu kitap yazarın ilk "Deneme" kitabıdır. Unuttuğumuz veya gündelik hayatın içinde her zaman yaşadığımız kavramları, konuları dünlerden bugünlere, ötelerden berilere hoş bir lisan-ı hal ile sunmaktadır.Bu kitapta yazar gördüğünü, hissettiğini, gözlemlediğini yazmış. Güzelliklerden yana, gönülden taraf muhabbette karar kılmış bir kalem. Kendine özgü farklı bir üslupla, sade bir Türkçe ile okuyucuyu kucaklayan tarzı ile

Yitik Düşler Kervanı – Ömür Ceylan

By |Kasım 17th, 2014|

Lügatteki anlamlarını korumakla kalmayıp onların üzerine çıkan "şiir sözcükler", klasik şiir çağları boyunca hayatın içerisinde ama ondan yüksekte bir düşler ülkesi yarattılar. Rahle rahle, mısra mısra kanatlanan sözlerin iklimi, dünyayı anlamlandıran hiçbir duyguyu ihmal etmeden, ona ancak hak ettiği kadar değer verebilenlere kapılarını açtı. Yüreklerini dîvâna salan, düşlerini dîvâne kılan kahramanlar, elinizdeki kitap boyunca size

Roman Sanatı ve Toplum – Durali Yılmaz

By |Kasım 17th, 2014|

Fabrikasyon diye bileceğimiz "çok satan" maceraya dayalı yüzeysel romanların, hemen hemen bütün kitapçı vitrinlerini tuttuğu günümüzde, çağı sorgulayan, sanat değeri ve derinliği olan romanlar da çıkmıyor değil. Bu tür romanlar, az satılsalar ve az okunsalar da yine insanlığa yeni mesajlar verebilen, insan olarak bizim kim olduğumuz ve nerede durduğumuzu hatırlatan eserler olma işlevini yerine getirmektedir.Tanıtım