Kültür Dizisi

Ana Sayfa/Kültür Dizisi

Orhan Kemal’in İkbal Kahvesi – Nurer Uğurlu

By |Kasım 17th, 2014|

"İkbal Kahvesi" Orhan Kemal'in hayat hikâyesidir. orhan Kemal'in arkadaşı Nurer Uğurlu, onun baba ocağından hayata atılışına, ekmek kavgasından ünlü bir yazar olana dek geçirdiği acı ve sevinçli yıllarını içten bir duyarlılıkla anlatmaktadır. Nurer Uğurlu yıllar süren belgesel çalışmasını, bir roman gibi vermekte, Orhan Kemal'i sevenlere ve onun anlamak isteyenlere, sürükleyici bir eser sunmaktadır.

Düşman Kazanma Sanatı – Tarık Buğra

By |Kasım 17th, 2014|

Elinizdeki kitap Tarık Buğra'nın Türk Edebiyatı ile Türkçe üzerindeki düşünce ve görüşlerini vermektedir. Yazıları yayımlandıkları tarihlere dikkat ederek okuyacak olanlar, Buğra'nın meseleleri bulan, onları tartışmaya açan, düşüncelere sunan bir yazar olduğunu da göreceklerdir. Romanlarında, hikayelerinde, piyeslerinde alışılmışlardan, bilinenlerden, beylik'ten titizlikle kaçan yazarın, bu kişiliğini denemelerinde de koruduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Cezanne Üzerine Mektuplar – Rainer Maria

By |Kasım 17th, 2014|

Cezanne'in ölümünden sonra, anısına 'Galerie d'Automne'da düzenlenen sergiyi gezen Rilke, resimlerden çok etkilenir. Serginin üzerinde bıraktığı izlenimleri karısına birdizi mektupla iletir. 6 Ekim 1907 arasında her gün bir mektup yazar. Mektuplardan anlaşıldığına göre, Cezanne'in sanatıyla tanışması Rilke'yi, Rodin'den daha fazla etkiler ve yaşamının sonuna kadar Cezanne'in yapıtlarının kendisi için son derece önemli örnek olduğunu açıklamaktan

Gemilerde Talim Var – Turan Alptekin

By |Kasım 17th, 2014|

"Testi içindekini sızdırır" sözünü severim zira testiden sızanla testinin içindeki şey arasında sadâkat vardır. Bir eşyâya veya insana isim verirken de aynı sadâkatı gözetmek lâzımdır ve bu yüzden, evlâtlarına ad verirken, bizim dünyamıza ait olmayan, bizden hâtıra, imâ, lezzet ve râyiha taşımayan isimler seçen ana ebeveynleri ikaz etmek maksadıyla "isim vermek dua gibidir" görüşünü savunur

Meşk Olsun – A.Turan Alkan

By |Kasım 17th, 2014|

Nankörlükten korkarım: Kelimelerle uğraşarak geçirilmiş bir Çeyrek yüzyılı kaybedilmiş saymıyorum; ne var ki kelimelerle oynamanın, meselâ marangozluğa adanmış bir ömre nisbetle daha az zahmet ve çile gerektirdiğini biliyorum. Kelimeler bedavadır, toptancısı, komisyoncusu, vergisi, İrsaliyesi, işçisi, patronu, depolama derdi yoktur; onlar hep oradadırlar; ben sadece kelimeleri seçip sıralayarak işin kolayına gittim.Yazmak tek kişilik eylemdir; başlangıcından sonuna

Meşk Olsun – A.Turan Alkan

By |Kasım 17th, 2014|

Nankörlükten korkarım: Kelimelerle uğraşarak geçirilmiş bir Çeyrek yüzyılı kaybedilmiş saymıyorum; ne var ki kelimelerle oynamanın, meselâ marangozluğa adanmış bir ömre nisbetle daha az zahmet ve çile gerektirdiğini biliyorum. Kelimeler bedavadır, toptancısı, komisyoncusu, vergisi, İrsaliyesi, işçisi, patronu, depolama derdi yoktur; onlar hep oradadırlar; ben sadece kelimeleri seçip sıralayarak işin kolayına gittim.Yazmak tek kişilik eylemdir; başlangıcından sonuna

Karşılaştırmalı Türk Destanları – M.Necati Sepetçioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Türk Destanlarını konu edinen bu kitap, önceden belirtelim ki bir el kitabıdır. Orta öğretimde okuyan gençler için düşünülmüştür. İlmi bakımdan büyük bir iddiası yoktur. Yaradılış ve Türeyiş adını verdiğim Türk Destanını hazırlarken aldığım notlar, destanlarımızın öteki milletlerin destanları ile uzak yakın ilgilerini karşılaştırma sırasındaki yorumlamalarım ve düşüncelerim zamanla böyle bir kitabı yazmama sebep oldu...

Kutsal Mahpus – M.Necati Sepetçioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Ebu Hânife, istemeye istemeye: "Olaylar başladığı gibi bitmez, dedi; olaylar, çoğuncası, olayları başlatanı da aşar, hatta onu kendi akışına sürükler götürür. Bunlar, Kûfe'de görülmüştür, arası soğumamıştır da. Muhtar'ı bilmez misiniz?Ondan öncekileri bilmez misiniz? Başlattıkları olayların akışını bilebilselerdi sonuç böyle mi olurdu? Halbuki bakmak gerek, görmek... Senden öncekilerin akışını gözden geçirmeden başlayacağın işe başlamaman gerek. Akış

Altıncı Şehir – Ahmet Turan Alkan

By |Kasım 17th, 2014|

Yazarın "Beş Şehirin altıncısını yazarak bir geleneği başlattığı kitabı... Kendisini folklor ve mimariyle sınırlandırmamış olması sebebiyle diğer şehir tarihçilerinden ayrılır. Çocukluğunu, gençliğini ve ömrünün yarım asrını yaşadığı Sivas şehri üzerinden bütün Türkiye'nin geçirdiği büyük değişimi anlatır. Yazar ele aldığı şehri incelerken yazı üslubunun karakterini de biçimlendirmektedir. Ahmet Turan Alkan okuyucularının en çok sevdikleri ilk göz

Cem Sultan – Vedat Mutafçıyeva

By |Kasım 17th, 2014|

Cem adı, yüzyıllarca önce herkesin dilinde olmasına karşın çoktan unutuldu. O zamanlar, Cem'le ilgili şiirler kasideler, gazeller, mesneviler yazılıyordu. O günlerde gazeteler yayınlansa ve bu gazetenin tefrikaları olsayıdı, belki günlerce yaşamı anlatılacaktı. Ülke ülke gezen aşıklar Cem için ağıtlar söylüyorlardı. On beşinci yüzyılda, Batılıların Zizim adını verdikleri Cem Sultan'dan daha ilginç, daha heyecan verici konu

Cem Sultan – Vedat Mutafçıyeva

By |Kasım 17th, 2014|

Cem adı, yüzyıllarca önce herkesin dilinde olmasına karşın çoktan unutuldu. O zamanlar, Cem'le ilgili şiirler kasideler, gazeller, mesneviler yazılıyordu. O günlerde gazeteler yayınlansa ve bu gazetenin tefrikaları olsayıdı, belki günlerce yaşamı anlatılacaktı. Ülke ülke gezen aşıklar Cem için ağıtlar söylüyorlardı. On beşinci yüzyılda, Batılıların Zizim adını verdikleri Cem Sultan'dan daha ilginç, daha heyecan verici konu

Sanat, Edebiyat, Tenkit – Peyami Safa

By |Kasım 17th, 2014|

Bu ciltte, Peyami Safa` nın sanat, edebiyat, tenkit konularında yazdıklarından yeni ibr demet sunuyoruz. Türk Romanına düşünceyi getiren mütefekkir sanatçı, bu yazılarıyla da edebiyatımızı değer kargaşalığından korumaya çalışmış ve seviye kazandırmıştır. ...

Siyasi Hatıralar – Rauf Orbay

By |Kasım 17th, 2014|

1922'de liseyi bitirip yeniden Meclis memurluğuna dönünce, Rauf Orbay Bey'i Meclis'te buldum. Tutsaklıktan kurtulmuş, Ankara'ya gelmişti. Meclis'te Sivas Milletvekili, Kabine'de İcra Vekilleri Heyeti Reisi Başbakan olarak bulunuyordu. Güzel konuşurdu. O zaman artık belirginleşmiş olan birinci ve ikinci grup milletvekillerinin çoğunluğunca sevilirdi.Biz memurlar da onu pek severdik. Çok sevimli ve alçakgönüllü bir davranışı vardı. Evrak ve

Bize Velvele Düştü – Cengiz Aydoğdu

By |Kasım 17th, 2014|

Bu kitap, Nurettin Topçu, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cemil Meriç, Erol Güngör gibi görkemli çınarların modern Türk düşüncesinde kapladığı âsûde hatıraların gölgesinde gövermiş bir yeşil sürgün; arslan yatağının virâneye dönmediğini hissetmek güzel...Onlar fikir dünyamızın kutup yıldızları, nirengileri, pusulaları, usturlapları ve sinyal işaretleriydiler; yolu işaret etmekle kalmadılar, yol bulmayı da öğrettiler; "Bize Velvele Düştü", bu

Bize Velvele Düştü – Cengiz Aydoğdu

By |Kasım 17th, 2014|

Bu kitap, Nurettin Topçu, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cemil Meriç, Erol Güngör gibi görkemli çınarların modern Türk düşüncesinde kapladığı âsûde hatıraların gölgesinde gövermiş bir yeşil sürgün; arslan yatağının virâneye dönmediğini hissetmek güzel...Onlar fikir dünyamızın kutup yıldızları, nirengileri, pusulaları, usturlapları ve sinyal işaretleriydiler; yolu işaret etmekle kalmadılar, yol bulmayı da öğrettiler; "Bize Velvele Düştü", bu

Memleketi Kurtarırım ; Fakat Bir Şartla!… – Ahmet Turan Alkan

By |Kasım 17th, 2014|

Günümüzdeki "gazeteci-yazar" tâbirinin içine hapsetmek kolay değil onu; sadece "herşeyi bilmek ve herşeyden anlamak" noktasında benzerlik gösteriyorlar. O bir gurme, o bir arkeolog, o bir tarihçi, o bir siyaset adamı, o bir dülger, o bir meddah, o bir hezarfen...

Memleketi Kurtarırım ; Fakat Bir Şartla!… – Ahmet Turan Alkan

By |Kasım 17th, 2014|

Günümüzdeki "gazeteci-yazar" tâbirinin içine hapsetmek kolay değil onu; sadece "herşeyi bilmek ve herşeyden anlamak" noktasında benzerlik gösteriyorlar. O bir gurme, o bir arkeolog, o bir tarihçi, o bir siyaset adamı, o bir dülger, o bir meddah, o bir hezarfen...

Her Bizans’a Bir Fatih – Mustafa Necati Sepetçioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

erde açılmadan önce karanlıkta ağır, kasvetli çan sesleri duyulur. Önce uzaktır; sonra yaklaşır. Perde açıldığında, korlaşmış bir ateşin kızıllığında uçları kıpkırmızı olmuş demir millet -6 tanedir- Üç Senatörün gözlerine doğru gider. Çan sesleri birden susar. Senatörlerin gözlerinin dağlandığı ânda korkunç, tüyler ürpertici bir ferya duyulur, ışık birden sağda Bizans İmparatorunu aydınlatır. Haykıran, B. İmparatorudur. Korkunç

Dorsay’ın Penceresinden – Atilla Dorsay

By |Kasım 17th, 2014|

Kültür ve Sanat Dünyamızdan PortrelerAtillâ Dorsay, sanat ve kültür dünyamızdan tanıdığı ilginç kişilerin, kimileri bu kitap için yazılmış portreleriyle karşınızda: Anı, değerlendirme ve söyleşilerden de yararlanan ve hepsi günümüze dek getirilmiş 50 portre...Cahide Sonku'dan Çolpan İlhan'a, Türkân Şoray'dan Hülya Koçyiğit'e, Yılmaz Güney'den Onat Kutlar'a, Lütfi Akad'dan Metin Erksan'a, Yıldız Kenter'den İsmet Ay'a, Gülriz Sururi'den Mehmet

Halk Türkülerimiz – Folklor ve Etnografya – Nurer Uğurlu

By |Kasım 17th, 2014|

Doğduğum, büyüdüğüm ve her zaman özlem duyduğum Adana'dan; Mersin, Çukurova ve Toroslardan toplamaya başladığım 1956 bu türküler derlemesini, daha sonra bütün Türkiye'ye ve Türkiye dışındaki Türk dünyasına da genişleterek çok az örnekle İstanbul'da tamamladım 1998. Bu çalışmamda bazı eksik türküler görülürse, ki görülecektir, onlar, bugüne kadar yakılmış ve söylenmiş özün özü halkın malı olan, derlediğim

Aşk Türkülerimiz – Nurer Uğurlu

By |Kasım 17th, 2014|

Aşk, türkülerin en önemli konularından biridir.Aşk türküleri, aşkı, sevgiyi, özlemi, sevgiliye kavuşmayı, ayrılığı vb.duyguları dile getiren lirik içli söyleyişlerdir. Bunlar hem sevenin, hem sevilenin kız, yavuklu, nişanlı, gelin vb. ağzından söylenen türkülerdir.Aşk türküleri, türkü türünün en zengin, en geniş alanıdır. Köyden kente, yurdumuzun her yerinde, her zaman söylenen aşk türküleri, sanat değeri bakımından daha yoğun,

Kırmızı Tramvay – Muhterem Yüceyılmaz

By |Kasım 17th, 2014|

Bugün İstanbullu için bir avuç yolcusuyla Tünel-Meydan arası gidip gelen tramvayın ne ifade edebileceği şüphesiz tartışılabilir bir mevzudur. Üzerinde tartışılamayacak bir husus, bu tramvayın modern İstanbul'un yakın tarihini yaşamış, o günlere şahitlik etmiş olmasıdır. Şehrin yalnızca bir süsü mü? Çoğumuzun hayatında hatıralara karşılık gelen bir sıcaklığı var. Kırmızı Tramvay gençlik çağlarımız, umutlarımız, arzularımız. Sadece İstanbulluların

Bir Yaşam Öyküsü – Vartan İhmalyan

By |Kasım 17th, 2014|

Vartan İhmalyan 1913'de Konya'da doğdu. 1944'de Robert Kolej'in mühendislik bölümünü bitirdi. 1948'de Fransa'ya gitti. Daha sonra da Macaristan, Polonya ve Çin'e... 1961'de Moskova'ya gelen İhmalyan, 1987'de ölümüne kadar orada yaşadı."Benim iki anadilimden ilki Türkçe'dir" diyen İhmalyan'ın anılarını Vedat Türkali ve Mete Tuncay'ın yapıt üzerine düşüncelerini yansıtan yazılarıyla birlikte Türk okuruna sunarken, aynı zamanda onun, kitabının