Düşünce Dizisi

Ana Sayfa/Düşünce Dizisi

Deniz Bitti – Deniz Kavukçuoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Deniz Kavukçuoğlu, bu kitabında yer alan "Bir Anı" başlıklı yazısında şöyle diyor: "Bizim kuşağın dağarcığında, acısıyla tatlısıyla anımsayacağımız o kadar çok şey var ki. Öyle şeyler yaşadık ki. Dile kolay, otuz yılım yurtdışında geçti. Türkiye'nin uzağında, ama her gün onu soluyarak yaşadığım uzun yıllar içinde iyisi kötüsü, dostu düşmanı ile birçok insan tanıdım. Bugün çoğunun

Yorum ve Aşırı Yorum – Umberto Eco

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyatta ve sosyal bilimlerde, metinlerin anlamını yorumlamak en önemli uğraşlardan biridir. Öyleyse, bir metinden çıkarılacak anlamın sınırları var mıdır? Yazarın niyetlerinin bu sınırların belirlenmesinde rolü var mıdır? Bazı okumaları "aşırı yorum" olarak değerlendirebilir miyiz? "Yorum ve Aşırı Yorum", bu soruları tartışmak üzere felsefe, edebiyat kuramı ve eleştiri alanının en önemli adlarını bir araya getiriyor. Umberto

Ortaçağı Düşlemek – Umberto Eco

By |Kasım 17th, 2014|

Bu yapıt Umberto Eco'nun Sette Anni di desiderio Sugli specchi travels in hyperraeality adlı yapıtlarından seçmelerle oluşturulmuş küçük bir derlemedir. Yazıların seçiminde gerek tür gerek konu bakımından çeşitliliği gözetmeye çalıştım:

Feminist Edebiyat Eleştirisi – Maggie Humm

By |Kasım 17th, 2014|

Son on yıllık dönemler boyunca feminist eleştiri, günlük dilin yanı sıra eğitim, yayıncılık ve kitle iletişim araçlarını da değiştirmiştir. Benzer şekilde, edebiyat araştırmalarında da feminist temalar yayılıyor. Feminist eleştiri ile feminist edebiyat eleştirisi arasında keskin bir ayrım olamayacağı, ancak özdeş sayılamayacakları da açıkca ortadadır. Genel olarak, feminist eleştiri toplumsal ideolojilere ve uygulamalara yönelirken, feminist edebiyat

Feminist Edebiyat Eleştirisi – Maggie Humm

By |Kasım 17th, 2014|

Son on yıllık dönemler boyunca feminist eleştiri, günlük dilin yanı sıra eğitim, yayıncılık ve kitle iletişim araçlarını da değiştirmiştir. Benzer şekilde, edebiyat araştırmalarında da feminist temalar yayılıyor. Feminist eleştiri ile feminist edebiyat eleştirisi arasında keskin bir ayrım olamayacağı, ancak özdeş sayılamayacakları da açıkca ortadadır. Genel olarak, feminist eleştiri toplumsal ideolojilere ve uygulamalara yönelirken, feminist edebiyat

Roman Sanatı – Milan Kundera

By |Kasım 17th, 2014|

Milan Kundera'nın, kendi kurduğu roman evreninin kökenlerine indiği yapıttır Roman Sanatı. Yazarın, yaşadıklarını yaşarken anlattığı, metnin gelişimine okur kadar dahil olduğu bir evrendir onunki. Kundera'nın gözünde roman, 'yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.' Roman, Kundera'nın başkaldırısı, herhangi bir politika, din ya da sınıfla özdeşleşmeyi reddedişidir. Cervantes'in mirasından yola çıkarak roman

Roman Sanatı – Milan Kundera

By |Kasım 17th, 2014|

Milan Kundera'nın, kendi kurduğu roman evreninin kökenlerine indiği yapıttır Roman Sanatı. Yazarın, yaşadıklarını yaşarken anlattığı, metnin gelişimine okur kadar dahil olduğu bir evrendir onunki. Kundera'nın gözünde roman, 'yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.' Roman, Kundera'nın başkaldırısı, herhangi bir politika, din ya da sınıfla özdeşleşmeyi reddedişidir. Cervantes'in mirasından yola çıkarak roman

Halk Anlatıları – Adnan Binyazar

By |Kasım 17th, 2014|

Halkın dilsel birikimleri çağdan çağa akıp geliyor. Görünüşte çok şeyin değiştiği sanılır. Oysa değişen, yalnızca yazarların kendilerine özgü üsluplarıdır. Çünkü söz kültürünün akışımının kaynağı, insanın anlatma-dinleme güdüsündeki duygu iletişimidir. Varlığını en çok anlatı'da belirginleştiren kültürel göç, düşünce yaratımlarının bir yerden bir yere iletilmesi olgusudur. İnsan, ‘zaman'dan kaçtığında da, içsel erincinin sonsuzluğuna doğru yol aldığında da,

Halk Anlatıları – Adnan Binyazar

By |Kasım 17th, 2014|

Halkın dilsel birikimleri çağdan çağa akıp geliyor. Görünüşte çok şeyin değiştiği sanılır. Oysa değişen, yalnızca yazarların kendilerine özgü üsluplarıdır. Çünkü söz kültürünün akışımının kaynağı, insanın anlatma-dinleme güdüsündeki duygu iletişimidir. Varlığını en çok anlatı'da belirginleştiren kültürel göç, düşünce yaratımlarının bir yerden bir yere iletilmesi olgusudur. İnsan, ‘zaman'dan kaçtığında da, içsel erincinin sonsuzluğuna doğru yol aldığında da,

Doğal Yaşam ve Başkaldırı – Henry David Thoreau

By |Kasım 17th, 2014|

Naturalis yazar ve ilk çevrecilerden olan Henri David Thoreau 1817-1862 için doğa, inancının bir parçasıydı. Thoreau bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında Walden gölünün kıyısına bir kulübe yaptı. Burada doğayı gözlemledi, çiftçilik yaptı gözlemlerini ve düşüncelerini bir günlüğe kaydetti. ...

Giderayak – Ahmet Celal

By |Kasım 17th, 2014|

'Kitaplarımda yaşam üzerine yazdıklarımla sanat üzerine yazdıklarımı bir arada derliyorum. Bilinçli olarak. Çünkü yaşamı görmezden gelen bir sanatın insana yakışan bir sanat olabileceğine hiçbir zaman inanmadım.' Ahmet Cemal, yalnızca bir öğretim üyesi olarak değil, yazdıklarına bütün insani yönlerini yansıtan usta bir edebiyatçı olarak da kaleme almış Giderayak'ı. Kişi, yaşadığı topluma kendinden bir şeyler bırakmalı; yeryüzünde

Kitabu’l Kalp / Yürek Çağrısı – Ramazan Kayan

By |Kasım 17th, 2014|

Kalpsiz bir dünya ateş topu ve kan deryasından başka bir şey değildir. Kalp merkezli insan halifedir, şahittir. Kalp merkezli aile cennetten bir köşedir. Kalp merkezli oluşumlar yed-i kudretin devrede olduğu rahmet ortamlarıdır. Kalp merkezli bir dünyanın insanlığa müjdesi rahmet ve adalettir. Kalbi ile var olan insan geçmişi ve geleceği fethederek zaman üstü bir varlık haline

Kitabu’l Kalp / Yürek Çağrısı – Ramazan Kayan

By |Kasım 17th, 2014|

Kalpsiz bir dünya ateş topu ve kan deryasından başka bir şey değildir. Kalp merkezli insan halifedir, şahittir. Kalp merkezli aile cennetten bir köşedir. Kalp merkezli oluşumlar yed-i kudretin devrede olduğu rahmet ortamlarıdır. Kalp merkezli bir dünyanın insanlığa müjdesi rahmet ve adalettir. Kalbi ile var olan insan geçmişi ve geleceği fethederek zaman üstü bir varlık haline

Sarı Siyah – Ahmet Şerif İzgören , Ahmet Nacar

By |Kasım 17th, 2014|

İki can dostum, Ahmet Nacar ve Ahmet Şerif İzgören`in kendi duygu ve mizah dolu Kalemlerinden, çocukluklarında yaşadıklarını, ailelerini, dostluklarım, haylazlıklarını, eskinin değerlerini tüm gerçekleri ile anlattıkları kahkahalarla okuyacağınız nostaljik bir kitap. Her okuyucu kendi çocukluğundan birçok şey bulacak bu satırlarda.Yıllardır oynadığımız bir sahne vardı; ağaçlardan, çiçeklerden, bahçelerden, gülüşlerden dekorları olan ve bir oyunumuz vardı; büyüklerden,

Sarı Siyah – Ahmet Şerif İzgören , Ahmet Nacar

By |Kasım 17th, 2014|

İki can dostum, Ahmet Nacar ve Ahmet Şerif İzgören`in kendi duygu ve mizah dolu Kalemlerinden, çocukluklarında yaşadıklarını, ailelerini, dostluklarım, haylazlıklarını, eskinin değerlerini tüm gerçekleri ile anlattıkları kahkahalarla okuyacağınız nostaljik bir kitap. Her okuyucu kendi çocukluğundan birçok şey bulacak bu satırlarda.Yıllardır oynadığımız bir sahne vardı; ağaçlardan, çiçeklerden, bahçelerden, gülüşlerden dekorları olan ve bir oyunumuz vardı; büyüklerden,

Yapısalcılık – Tahsin Yücel

By |Kasım 17th, 2014|

İlk baskısı 1982 yılında yapılan Yapısalcılık, edebiyat meraklılarıyla araştırmacıların büyük ilgisiyle karşılanmıştı. Konu üzerinde yeterli yayının ülkemizde hâlâ olmadığı düşünülürse, Tahsin Yücel'in bu değerli çalışmasının önemi daha iyi anlaşıla-caktır. Yapısalcılığın büyük öncülerinden Lèvi-Strauss, Jacobson, Benveniste, Gremas'tan Genel Dilbilim Dersleri'nin efsanevi yazarı dilbilimci Ferdinand de Saussure'a, konuya katkıda bulunmuş düşünürlerin görüşlerini tartışan Tahsin Yücel, Yapısalcılık'la Türk

Yapısalcılık – Tahsin Yücel

By |Kasım 17th, 2014|

İlk baskısı 1982 yılında yapılan Yapısalcılık, edebiyat meraklılarıyla araştırmacıların büyük ilgisiyle karşılanmıştı. Konu üzerinde yeterli yayının ülkemizde hâlâ olmadığı düşünülürse, Tahsin Yücel'in bu değerli çalışmasının önemi daha iyi anlaşıla-caktır. Yapısalcılığın büyük öncülerinden Lèvi-Strauss, Jacobson, Benveniste, Gremas'tan Genel Dilbilim Dersleri'nin efsanevi yazarı dilbilimci Ferdinand de Saussure'a, konuya katkıda bulunmuş düşünürlerin görüşlerini tartışan Tahsin Yücel, Yapısalcılık'la Türk

Edebiyat Nedir? – Jean Paul Sartre

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyat Nedir, 20. yüzyılın en etkili düşünür ve yazarlarından Jean-Paul Sartre'ın 1940'ların sonlarındaki kültleşmiş kitaplarından. Kuram ve eylem adamı niteliklerini birleştiren, yazar-aydın kimliğiyle yaygın bir etki uyandıran Sartre, döneminde tartışmalara yol açan bu kitabında edebiyat kavramını 'yazar', 'yazarın görevi' ve 'okurun konumu' üzerinden üç ayrı kategoride ele alıyor. Yazarı, çağının dünyasına sırt çevirmeyen, yaşadığı dönemin

Edebiyat Nedir? – Jean Paul Sartre

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyat Nedir, 20. yüzyılın en etkili düşünür ve yazarlarından Jean-Paul Sartre'ın 1940'ların sonlarındaki kültleşmiş kitaplarından. Kuram ve eylem adamı niteliklerini birleştiren, yazar-aydın kimliğiyle yaygın bir etki uyandıran Sartre, döneminde tartışmalara yol açan bu kitabında edebiyat kavramını 'yazar', 'yazarın görevi' ve 'okurun konumu' üzerinden üç ayrı kategoride ele alıyor. Yazarı, çağının dünyasına sırt çevirmeyen, yaşadığı dönemin

Göstergeler – Tahsin Yücel

By |Kasım 17th, 2014|

Romanları ve öykü kitaplarının yanısıra deneme ve incelemelerini de yayınladığımız Tahsin Yücel, Göstergeler'le yine okurlarıyla buluşuyor. Tahsin Yücel, edebiyet incelemeleri ve göstergebilim çalışmalarıyla ülkemizde neredeyse tek başına okul olmuş bir isim. Kitabın başlığıysa, Yücel'in başından beri ana uğraş edindiği alana bir selam niteliğinde. Göstergebilim, çağdaş dünyanın metin okuma çabası sayesinde oluşturduğu bir bilim. Yücel, bu

Göstergeler – Tahsin Yücel

By |Kasım 17th, 2014|

Romanları ve öykü kitaplarının yanısıra deneme ve incelemelerini de yayınladığımız Tahsin Yücel, Göstergeler'le yine okurlarıyla buluşuyor. Tahsin Yücel, edebiyet incelemeleri ve göstergebilim çalışmalarıyla ülkemizde neredeyse tek başına okul olmuş bir isim. Kitabın başlığıysa, Yücel'in başından beri ana uğraş edindiği alana bir selam niteliğinde. Göstergebilim, çağdaş dünyanın metin okuma çabası sayesinde oluşturduğu bir bilim. Yücel, bu

Vahşi Dil – Thomas Szasz

By |Kasım 17th, 2014|

Bu kitap, çağımızın gelenekleri hiçe sayan üstadı Thomas Szasz'ın ısırgan özdeyişleri ve tahrik edici düşüncelerinin yeni bir toplamından ibaret. Vahşi Dil'le ilgili olarak Thomas Szasz şunları söylüyor: "Voltaire'nin Felsefi Sözlüğü'yle başlayan geleneği takip ederek ben de, -psikiyatri, terapi ve benzeri saçmalıklara yönelik özel bir vurguyla- 'beşeri komedi'nin mecut durumuna ilişkin yergici bir bakış sunmaya çalıştım."

Vahşi Dil – Thomas Szasz

By |Kasım 17th, 2014|

Bu kitap, çağımızın gelenekleri hiçe sayan üstadı Thomas Szasz'ın ısırgan özdeyişleri ve tahrik edici düşüncelerinin yeni bir toplamından ibaret. Vahşi Dil'le ilgili olarak Thomas Szasz şunları söylüyor: "Voltaire'nin Felsefi Sözlüğü'yle başlayan geleneği takip ederek ben de, -psikiyatri, terapi ve benzeri saçmalıklara yönelik özel bir vurguyla- 'beşeri komedi'nin mecut durumuna ilişkin yergici bir bakış sunmaya çalıştım."

Perde – Milan Kundera

By |Kasım 17th, 2014|

Yazdığı romanlar çok geniş bir okur killesincc okunan ve yüzyılımızın en önemli yazarları arasında gösterilen Milan Kundera. Perde adlı yedi bölümden oluşan bu denemesinde. Saptırılmış Vasiyetler ve Roman Saıtatt'ndan sonra bir kez daha romanı kendi evreni içinde ele alıyor. Bu kez. romanı tarihsel evrimi içinde, Cervantes'dcn Martjuez'e, Rabelais'den Flaubert'e, Musil'den Stendhal'e türünün yapı taslarını oluşturan

Duyguların Anakarası – Adnan Binyazar

By |Kasım 17th, 2014|

Duyguların Ankarası,Adnan Binyazar'ın denemeciliğimizin sınırlarını genişletip ona yeni tatlar kazandırdığı derinlikli yazılarından oluşuyor. Bu yazılarında, tanıklıkların, okumaların, gözlemlerin yarattığı düşünsel birikimini denemesel söylemin imbiğinden geçiyor. Denemelerinin insanı kuşatan konusal zenginliği de buradan geliyor. Seçtiği her sözcüğü, ses, anlam,çağrışım yönlerinden tartımdan geçiren Adnan Binyazar, anlatımını bir 'sözcük kuyumcusu' titizliğiyle biçimlendiriyor. Yaşam haritamızda denemeye özgü sorgulayıcı yönsemelerle

Kardeşlik Çağrısı – Ramazan Kayan

By |Kasım 17th, 2014|

Kardeşlik bilinci 'ben'in 'biz'e dönüşümüdür. Nefsaniyetten kardeşlik hamiyetine evrimdir. Bireyselleşmenin doyumsuzluğundan kardeşliğin itminanına nailiyettir...Yalnız 'kendi için' olmaktan öte 'başkaları içinde' olabilmektir.Kardeşlik bilinci, kardeşlikte mahviyettir...Mecrasını arayan ırmak misali, kardeşlik yatağına doğru akmak. Uhuvvet havzasında bütünleşmek. Bu bilinç, kardeşlik ortak paydasında hayatı yeniden anlamlandırmaktır...Tanıtım Bülteninden

Dil Devrimi ve Sonuçları – Tahsin Yücel

By |Kasım 17th, 2014|

Gerçekten de, dilimizin özleştirilmesine karşı çıkan kişilerin görüşlerini ayrıntılarıyla inceleyip dilbilimsel verilerle, tarihsel ve güncel olgularla karşılaştırdıktan sonra, genel bir yargıya varmak gerekirse, söyleyebileceğimiz ilk şey, bunların dilbilimsel verileri hiç mi hiç önemsemedikleri, önemsemek şöyle dursun, neredeyse yok saydıkları, böylece tutarlı sonuçlara götürecek yolları önceden kapattıklarıdır.Tahsin Yücel'in, Dil Devrimi adıyla ilk kez yayınlandığı 1968 yılından

Akışkan Aşk / İnsan İlişkilerinin Kırılganlığına Dair – Zygmunt Bauman

By |Kasım 17th, 2014|

Bu eserin başkahramanı insan ilişkisidir. Başkişiler erkekler ve kadınlardır, çağdaşlarımızdır, beyinlerinden başka bir şeye güvenmekten umutlarını kesmiş, aşikâr bir yararsızlık duygusu hisseden, ihtiyaç durumunda güvenebileceği yardımsever bir el kadar birliğin güvenliğini de ateşli bir şekilde arayan, "ötekiyle ilişkiler kurma"ya can atanlar… Yine de, "sonsuza dek" demeseler de, "ilişkide olma", özellikle "iyi ilişki" durumu onları tereddüde

Güneşin Çocukları – Sevim Ak

By |Kasım 17th, 2014|

Dört yıl boyunca gerçekleştirilen yolculuklarla Gezici Deneyler Projesi'nin gönüllüleriyle 62 yatılı ilköğretim bölge okulu ve 15 köy okuluna gittik. ODTÜ'nün emektar Mavi Otobüs'ü taşıdı bizi. Amaç, köy çocuklarına "Sizler de büyük kentlerdeki çocuklar gibi başarabilirsiniz," demekti. "Yeter ki isteyin, çalışın; biz tıkandığınız yerde arkanızda olacağız," demekti; bilimsel merakı, yaratıcı düşünmeyi, hayal gücünü kamçılamaktı. Büyük kentlerin

Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi – Prof. Dr. Gürsel Aytaç

By |Kasım 17th, 2014|

Karşılaştırmalı Edebiyatın işlevi, farklı dillerde yazılmış iki eseri konu, düşünce ya da biçim bakımından incelemek; eserlerin ortak, benzer ve farklı yapılarını tespit etmek; benzeşme ve farklılaşmaların nedenleri üzerine yorumlar yapmaktır. Karşılaştırmalı edebiyat bilimi araştırmaları, edebiyatın bir bütün olduğu görüşüne dayanır ve temelinde Goethe'nin "Weltliteratür" dediği dünya edebiyatı düşüncesi yatar. Bu da her şeyden önce farklı

Bir Mabed Savaşçısı Cemil Meriç – Dücane Cündioğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Cemil Meriç: Bir hakikat savaşçısı. İlim ve edebiyat mabedini bezirgânlardan korumak uğruna feryadlarını nârâya dönüştüren adam. Öyle ki her yazısı bir sayha, her eleştirisi bir nârâ.Bir Mabed Bekçisi Mütercim Cemil Meriç ve Bir Mabed İşçisi Mütefekkir Cemil Meriç adlı ilk iki kitabın ardından, üçlemenin bu son kitabında bir münekkidin serencâmı ele alınıyor: Bir Mabed Savaşçısı!

Yazının Gizledikleri – Cemal Şakar

By |Kasım 17th, 2014|

"Yahya Kemal şaheserlerle dolu mutantan bir geçmişin ağır yüküyle geleceğin belirsizliği, kararsızlığı karşısında şaşakalmış biridir. Onun 1071 yılında başlayan yürüyüşten doğan vatan duygusunu; Bizans'ın viraneleri üzerinde yükselen istanbul'daki Türk-islam medeniyetinin şaheserleri vurgusunu ve fethe yüklediği geniş anlamları hatırlarsak; yeni gelinen noktada garplılaşmak, yenileşmek zorunluluğu karşısında nasıl da sıkışıp kaldığını daha iyi anlayabiliriz." "Bazı kitaplar vardır

Ben İsmet Özel Şair.. – Reşit Güngör Kalkan

By |Kasım 17th, 2014|

İsmet Özel ismi etrafında oluşturulan birtakım kişisel haber ve yorumların varlığını irdelemekten ziyade onun, kırk yıldan fazla yazı dünyası içerisinde bulunduğu süreci ve bu sürece katkı sağlayan ilişkiler bütününü göstermektir arzumuz. Etkili ve bu etkisini karşıt düşünce ortamında bulunanların bile kabullendiği bir şair ve aynı zamanda modern düşünce çağında birtakım hayati kavramların etrafında geniş bir

Büyük Tanrı Pan – En Derindeki Işık – Arthur Machen

By |Kasım 17th, 2014|

Machen için yapılacak tüm muhtemel tanımlamalar onun yapıtlarında fark ettiğim özelliklerden çok daha önemsizdir. Bu özelliklerden biri; kötülüğün, birçok doğa ve tanrıbiliminde olduğu gibi yalnızca iyiliğin yokluğu olarak var olması değil de iyiliğe karşı sürekli olarak mücadele eden bir yaratık ya da yaratıkların oluşturduğu bir koalisyon olarak var olması ve zafer kazanmasıdır.Stephen King: Büyük Tanrı