Çağdaş Türkçe Edebiyat Dizisi

Ana Sayfa/Çağdaş Türkçe Edebiyat Dizisi

Borges ve Yazma Üzerine – Norman Thomas Di Giovanni

By |Kasım 17th, 2014|

'Borges ve Yazma Üzerine', Güney Amerika edebiyatını olduğu kadar çağdaş dünya edebiyatını da etkilemiş büyük yazar J. L. Borges'in Kurmaca, Şiir ve Çeviri üstüne düşüncelerini kapsayan bir Borges el kitabı ya da bir Borges okuma kılavuzu niteliğinde. Yazar, öncelikle genç yazar adaylarına seslenirken yazarlık uğraşının sorunlarına ve sorumluluklarına eğiliyor. Borges'in çağına ve çağın edebiyat akımlarına

Gizli Yüz – Orhan Pamuk

By |Kasım 17th, 2014|

Orhan Pamuk'un yazdığı, Ömer Kavur'un yönettiği 'Gizli Yüz', şimdiden Türk sinemasının sıradışı, unutulmaz filmlerinden biri oldu. Pamuk'un edebi dünyasıyla Kavur'un sinemasının çarpıcı bir şekilde buluştuğu bu filmin senaryosunu yayıma hazırlarken, okuma zevkini önde tutmaya çalıştık. Filmden seçilmiş fotoğraflarla birlikte, kitabın sonunda Orhan Pamuk'un senaryonun oluşumunu anlatan bir yazısını bulacaksınız."Ben yazdıkça, tıpkı bir romanı yazarken olduğu

Öteki Renkler – Orhan Pamuk

By |Kasım 17th, 2014|

Öteki Renkler yazarın çocukluk anılarından mutluluk saatlerine, romanlarını nasıl yazdığından gezi notlarına, sevdiği yazarlar ve kitaplar hakkında eleştirilerinden kişisel itiraflarına, şikayetlerine, siyasi öfkelerine, kültürel ve gündelik hayat konusundaki heyecanlarına uzanıyor ve Orhan Pamuk'un yalnız romanda değil, düzyazıda da ne kadar usta olduğunu kanıtlıyor. Yirmibeş yıldır yazdığı düzyazılardan, tuttuğu defterlerden, yaptığı röportajlardan yapılan bu titiz seçmede

Don Kişot’tan Bugüne Roman – Jale Parla

By |Kasım 17th, 2014|

Don Kişot'tan Bugüne Roman, çift amaçlı bir çalışmadır. Bir amacı, kitabın başlığının da işaret ettiği gibi, Cervantes'in başyapıtından bugüne romanın geçirdiği aşamaları ve Cervantes'in romana etkisini sergilemekken, diğeri romanı anlatım kuramı içine yerleştirmektir. Don Kişot'tan bu yana Batı Romanı'nın Laurence Sterne, Denis Diderot, Henry Fielding, Emily Bronte, Charles Dickens, Joseph Conrad, James Joyce, Alain Robbe-Grillet,

Kara Kitap Üzerine Yazılar – Nüket Esen

By |Kasım 17th, 2014|

Kara Kitap hiç şüphesiz modern Türk edebiyatının hakkında en çok yazılan, en çok tartışılan romanıdır. Çok satılması, okunması, yenilikçiliği, üslubu, malzemesinin genişliği, tarihe ve geçmiş kültüre yaslanması, değişikliği, tuhaflığı Kara Kitap hakkında çözümlemelerin, eleştirilerin, övgülerin ve öfkelenmelerin sürekli kaleme alınmasına yol açtı. Kara Kitap'ın zengin serüvenine pek çok yabancı dile çevrilmesi, başka dillerde ve ülkelerde

Kayıp Diwan – Muhsin Kızılkaya

By |Kasım 17th, 2014|

Dengbej diyorlardı onlara. Avcıydılar, söz avcısı, kelime avcısıydılar... Kelimeler dillerinde makan olur; makam bir türkü, türkü bir destan, destan bir tarih, tarih bir acı, acı yeniden kelam... Ve o kelam, hiç beklemediğimiz bir anda, bir aşiret reisinin divanınnda, yoksul bir köylünün odasında, meçhul bir yolcunun yolunun düştüğü serin bir yaz yaylasında dokunaklı bir türkü, bir

Bekle Dedim Gölgeye – Ümit Kıvanç

By |Kasım 17th, 2014|

Daha olduğunu sezmeden kaybetmeye başlama hikayelerinden biri var bu kitapta. Ancak sonuna yetişebilmenin ne demek olduğunu anlama denemesi de diyebilirsiniz. Ayrıca, "iktisadi şartlar" ve "tarihi mecburiyetler"den arınmış siyasetin acaba ahlakla aynı anlama mı geldiği sorusuna cevap arandığı iddia edilebilir. Böyle bir cevap bulunamıyor. Çünkü kitap, bu tür ulvi konularda sorular sormanın ciddi gereklerini yerine getirmiyor.

Orhan Pamuk’u Anlamak – Engin Kılıç

By |Kasım 17th, 2014|

Cevdet Bey ve Oğulları'ndan Benim adım Kırmızı'ya, Kara Kitap'tan Beyaz Kale'ye, Sessiz Ev'den Yeni Hayat'a Orhan Pamuk'un romanları modern Türk edebiyatının yönünü değiştirdiği gibi, pek çok yeniliğin, tartışmanın, öfkenin, karşı çıkışın, nefretin ve kızgınlığın da merkezi oldular. Etkileme güçleri, derinlik ve boyutları, karanlık ve zor anlaşılır bölgeleri, tarihsel, siyasal ve kültürel ipuçları, göndermeleri, eğlendirme, oyalama

Türk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış – Berna Moran’a Armağan – Orhan Pamuk , Ahmet Oktay , Ayşegül Yüksel , Fatih Özgüven , Fethi Naci , Hilmi Yavuz , Jale Parla , Murat Belge , Şara Saygın

By |Kasım 17th, 2014|

Türk edebiyat eleştirisine geniş bir soluk aldıran, değerli edebiyat araştırmacısı ve eleştirmen Prof. Berna Moran'ı 1993'te kaybetmiştik. Bu kitap Bülent Aksoy, Nazan Aksoy, Murat Belge, Dilek Doltaş, Fethi Naci, Ahmet Oktay, Fatih Özgüven, Orhan Pamuk, Jale Parla, Şâra Sayın, Hilmi Yavuz ve Ayşegül Yüksel'in, bu değerli edebiyat adamına ölümünün dördüncü yılında verdikleri "armağanlar"dan oluşuyor. Elinizdeki

Kristal Bahçe – Gürsel Korat

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyatçıların, diğer edebiyatçılar hakkında düşünce ürettiği kitaplar seyrektir. Tüm edebiyat ortamını, yazarları ve edebiyat yapıtlarını, edebiyatın kavramlarıyla sorgulayan kitap ise neredeyse yoktur. Gürsel Korat, Kristal bahçe ile bir roman ve öykü yazarı olarak, edebiyatı ve edebiyatçıyı sorgulama yönünde önemli bir adım atıyor.

Kristal Bahçe – Gürsel Korat

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyatçıların, diğer edebiyatçılar hakkında düşünce ürettiği kitaplar seyrektir. Tüm edebiyat ortamını, yazarları ve edebiyat yapıtlarını, edebiyatın kavramlarıyla sorgulayan kitap ise neredeyse yoktur. Gürsel Korat, Kristal bahçe ile bir roman ve öykü yazarı olarak, edebiyatı ve edebiyatçıyı sorgulama yönünde önemli bir adım atıyor.

Türk Romanında Postmodernist Açılımlar – Yıldız Ecevit

By |Kasım 17th, 2014|

"Geçmişinde çok uzun yıllar yalnızca 'gerçekçi' olmuş, romantizmi neredeyse hiç yaşamamış Türk romanı, modernist/postmodernist biçimcilik ilk kez 'romantizm'le tanışmaktadır ve bu bana göre estetik düzlemde gerçekleşen bir devrimdir ve her devrim gibi de heyecan vericidir."Yıldız Ecevit, 20. yüzyıl avangardist roman esteğinin genel bir tasvirini yaptıktan, bu estetiğin üstkurmaca, metinlerarasılık, çoğulculuk gibi temel özelliklerini irdeledikten sonra,

Jönler – Bekir Fahri

By |Kasım 17th, 2014|

II. Abdülhamit'in baskıcı yönetimine karşı çıktıkları için kovuşturmaya uğrayıp yurtışına kaçan ve mücadelelerini ülkelerinden uzakta sürdürmek zorunda kalan aydınlar, Türk siyasi tarihinde Batılıların onlara taktığı "Jön Türkler" adıyla anılırlar. II. Meşrutiyet'i hazırlayan çeşitli siyasi ve fikri örgütlenmeler, basın-yayın etkinlikleri Paris, Cenevre, Kahire gibi merkezlerde yoğunlaşır. İşte Bekir Fahri'nin, 1900'lerde Mısır'da yaşayan Jön Türkleri konu edindiği

Kadınlar Dile Düşünce – Sibel Irzık

By |Kasım 17th, 2014|

Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, "dile düşmek" deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı yapıldıkları için, hep "erkek dili"ne

Ben Buradayım… – Yıldız Ecevit

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı. Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atay'ın yaşamını ve

Ben Buradayım… – Yıldız Ecevit

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı. Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atay'ın yaşamını ve

Türk ve Yunan Romanlarında ”Öteki” ve Kimlik – Herkül Millas

By |Kasım 17th, 2014|

"Öteki" kavramı sosyal bilimlerde yeni bir kavram sayılır, komşuluk ise, çok eskidir... En yakın komşular çevrelerindeki sorunlarla en yakın temasa sahihtirler ve farkında olmadan birbirlerine ne ayna tutarlar. Durumu en veciz bir biçimde anlatan "tencere dibin kara" deyimini ilk kitabına ad olarak seçen ve iki ülke ilişkilerini ele alan bu önemli eseri ile tanınan Herkül

Türk ve Yunan Romanlarında ”Öteki” ve Kimlik – Herkül Millas

By |Kasım 17th, 2014|

"Öteki" kavramı sosyal bilimlerde yeni bir kavram sayılır, komşuluk ise, çok eskidir... En yakın komşular çevrelerindeki sorunlarla en yakın temasa sahihtirler ve farkında olmadan birbirlerine ne ayna tutarlar. Durumu en veciz bir biçimde anlatan "tencere dibin kara" deyimini ilk kitabına ad olarak seçen ve iki ülke ilişkilerini ele alan bu önemli eseri ile tanınan Herkül

Amat – İhsan Oktay Anar

By |Kasım 17th, 2014|

Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka

Amat – İhsan Oktay Anar

By |Kasım 17th, 2014|

Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka

40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika – Rusya – Gündüz Vassaf

By |Kasım 17th, 2014|

"Direnen insan özgürlük tutkusunu koruyabiliyordu. Günümüzün edilgen insanı kendisine sunulan özgürlük kalıplarının tüketicisi." Gündüz Vassaf 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika-Rusya'da eğlenceli, mizahi, şiirsel bir dille çocukluk ve gençlik yıllarından tanıdığı Amerika ile "sosyalizmin beşiği" diye merak ettiği Moskova'yı, 40 yıl sonra sadece anılarının izinden giderek değil, tekrar görerek, yaşayarak anlatıyor. 21. yüzyılın gönüllü

40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika – Rusya – Gündüz Vassaf

By |Kasım 17th, 2014|

"Direnen insan özgürlük tutkusunu koruyabiliyordu. Günümüzün edilgen insanı kendisine sunulan özgürlük kalıplarının tüketicisi." Gündüz Vassaf 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika-Rusya'da eğlenceli, mizahi, şiirsel bir dille çocukluk ve gençlik yıllarından tanıdığı Amerika ile "sosyalizmin beşiği" diye merak ettiği Moskova'yı, 40 yıl sonra sadece anılarının izinden giderek değil, tekrar görerek, yaşayarak anlatıyor. 21. yüzyılın gönüllü

Her Temas İz Bırakır – Emrah Serbes

By |Kasım 17th, 2014|

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. Amatör'de duran

Her Temas İz Bırakır – Emrah Serbes

By |Kasım 17th, 2014|

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. Amatör'de duran

Babamın Bavulu – Orhan Pamuk

By |Kasım 17th, 2014|

"Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana."Orhan Pamuk 2006 yılı Aralık ayında, Nobel Edebiyat Ödülü'nü alırken "Babamın Bavulu" adlı bir konuşma yaptı. Pamuk'un otuz iki yıllık yazarlık çabasının ruhunu içtenlikle yansıtan bu duygulu konuşma, bütün dünyada derin yankılar uyandırdı. Yazmak ve yaşamak konusunda temel bir

Orhan Pamuk’un Edebi Dünyası – Nükhet Esen

By |Kasım 17th, 2014|

Orhan Pamuk, 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü Türkiye'ye getiren ilk yazar oldu. Kitapları elli altı dile çevrilen, yazarlık serüveninin başlangıcından bu yana hem yoğun bir ilginin hem de tartışmaların odağı olan Pamuk hakkında, bu ödülden sonra, eserleriyle ilgili olmayan yorumlar katlanarak arttı. Bu kitap yeniden, yazarı, yarattığı edebi dünya içinde görme ve gösterme çabalarının bir ürünüdür.Akademisyen,

Türkiye Sen Kimsin? Uçmakder Yazıları 1 – Gündüz Vassaf

By |Kasım 17th, 2014|

Türkiye, Batı'ya bağımlılığında, edilgenliğinde, aşağılık kompleksinde, başka birçok ülkeden farklı değil. Farkı, iç çekişmelerinden kurtulup evrensel değerlerin benimsenmesinde dünyaya öncülük etmesi olabilir. Yeni oluşan dengeler açısından kritik ve belirsiz bir noktadayız. Türkiye'yi Rusya, Çin ya da İslâm cephesinde görmek isteyenler de var, Vatikan'ın yoldaşlık yaptığı Avrupa-ABD cephesinde görmek isteyen de.Ben ne Türkiye'yi ne de kendimi,

Dil,Edebiyat ve İletişim – Gürsel Korat

By |Kasım 17th, 2014|

Dilin, edebiyatın, sanatın, imgenin sunduğu iletişim olanakları üzerine bir kitap bu. Kullanabildiğimiz, kullanabileceğimiz - ve ıskaladığımız olanaklar üzerine…Dilin tarihi… Destandan düz yazıya, Orhon yazıtlarından günümüzün edebiyatına ve söylemlerine dek, Türkçenin dönüşümü… Spor, haber-manşet söylemleri, magazin, ekonomi söylemleri, gündelik söylem, mitolojik söylem-nesnel söylem, hedonist söylem, şiir söylemi, felsefî söylem, aforizma söylemi, seri ilan söylemi, internet söylemi…

Genesis – Murat Belge

By |Kasım 17th, 2014|

Edebiyat tarihi içerisinde yer alan "tarihî roman", başka türlü söylersek "Büyük Ulusal Anlatı", Türk edebiyat tarihi içinde etkili bir tür olarak biçimlenmiştir. Bunun başlıca nedeni, imparatorluğun çöküş/çözülüş sürecinde intelligentsia'nın yaşadığı reaksiyoner ruh halidir. Bu ruh hali "Bosna'nın ilhakı... Trablusgarb, Balkan faciası ve Dünya Savaşı, yenilgi..." ile beslenirken, karşımıza "93'ten beri yoğunlaşan kasvetli atmosferi dayanılmaz bir

Bir Dil Niye Kanar? – Muhsin Kızılkaya

By |Kasım 17th, 2014|

Bir kimliğin, dilin, “öteki” sayılmanın yaralarından bahsederken, tepkisel bir ötekileştirmenin, hesap sormanın, suçlamanın, mağduriyetin üslubuna kapılmamak herhalde çok zordur.Bu zorluğun üstesinden gelebilmek; ancak ve sadece paylaşımcı bir dille, okuyanı ortak eden bir anlatımla mümkündür. Muhsin Kızılkaya'nın “Kürt sorunu”muza odaklanmış yazılarında başardığı her şeyden önce budur.“Dostuna yarasını gösterir gibi...”ÖMER LAÇİNERMuhsin Kızılkaya, çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış

Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür! – Gündüz Vassaf

By |Kasım 17th, 2014|

Sıkı sıkı sarılırız kimliklerimize. Kimliğmizdir, bize kan davalarından savaşlara kadar davetiye çıkartan. Kimliğimizdir, bizi ırkçıların, dalkavukların, oportünistlerin hedefi yapan. Kimliğimizdir, "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" dedirten.Kimliğimizi bulmak yerine ondan kurtulmalı mı? Giderek totaliterleşen devletlere, hakkımızda depoladıkları bigilerle hayatımızın her girdi çıktısından bize bir şeyler satmaya çalışan şirketlere karşı, kimliğimizi mümkün olduğu kadar değiştirerek, gizleyerek,

Karşılaşmalar – Semih Kaplanoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Karşılaşmalar, Semih Kaplanoğlu'nun 1996-2000 yılları arasında Radikal gazetesine yazdığı köşe yazılarından derlenen denemelerden oluşmaktadır. Bir köşe yazısı ve bir denemenin sınırlarını zorlayan, her birinde edebiyatın saklı dünyasına kapılar açan yazılarıyla Kaplanoğlu, yönetmenliğinin yanı sıra Türkçe edebiyattaki yetkinliğini de okurlarıyla paylaşıyor.

Wansa – Irak Öyküleri – Tecelli

By |Kasım 17th, 2014|

Irak Öyküleri'nde kadim bir coğrafyanın gelenek ve göreneklerinden, dinî inanışlarından beslenerek bir halkın acı ve isyanla özdeşleşen hikâyelerini aktarıyor Tecelli. Wansa adlı Yezidi kızın imkânsız aşkını ve onurlu direnişini, Bağdat'taki kadınların parasızlık yüzünden başvurdukları yöntemleri, Halepçe katliamını, canlı bombaları, kimyasal silahları anlatırken gerçeğin edebiyat aracılığıyla aktarımının başarılı örneklerini sunuyor. Tecelli, Güneydoğu Anadolu'nun bir dervişi, bir

Cehennem Çiftliğinden Kaçış – Barış Uygur

By |Kasım 17th, 2014|

"Yapabilir misin?""Neyi yapabilir miyim Cemil?""Kızımı geri getirebilir misin? Onu bu orospu çocuklarının elinden kurtarabilir misin? Hiç kimse bunu yapabilecek durumda değil.Hiç kimsenin maçası sıkmıyor, sıksa da resmi görev ellerini kollarını bağlıyor. Her dakika gözaltına alabilirler. Bu adamların izini sürmeye kalkanı mimliyorlar, iz sürdürmüyorlar. Tanıdığım insanlar arasında bunu yapabilecek tek kişi sensin. Süreyya, bunu yapabilir misin?"AKP