Genel

Ana Sayfa/Genel

Bu Su – David Foster Wallace

By |Ocak 17th, 2017|

Yaşama Uğraşına Dair Bir Yol Haritası Çağımızın en özgün yazarlarından biri olan David Foster Wallace'dan hayata, seçimlere ve gerçeklere dair bir yol haritası: Bu Su. 2008 yılında uzun yıllar boyunca mücadele ettiği depresyona yenik düşen ve intihar ederek hayatına son veren Wallace, bu kısacık metinde algının tuzaklarını, insanın kendini hapsettiği çıkmazları ve gözlerimizin önünde uzandıkları

Abim Deniz – Can Dündar

By |Kasım 29th, 2014|

    "Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığında AKM'nin en görünür

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 3 – Berna Moran

By |Kasım 17th, 2014|

Üçüncü ve son cildini elinizde tuttuğunuz "Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış", Türkçe edebiyat eleştirisi geleneğinin en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, eserini geçen yıl aramızdan ayrılmadan kısa süre önce tamamlamayı başardı. "Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış"ın ilk cildinde yazar, 1950'lere kadarki Türk romanının ana sorunsalının Batılılaşma olduğunu ve bu sorunsalın romanımızın kurgusunu, temalarını, tiplerini nasıl

İnsan-Eser-Fikir-Uslüp – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, eşine az rastlanır bir üretkenlikle yazan bir edebiyatçımızdı. Dergiler için kaleme aldığı şiir, öykü, makale ve eleştirilerle ilk kez sahne aldığı yazın dünyasında, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla adını edebiyat tarihimize yazdırdı. Ünlü yazarı kuşağının edebiyatçılarından ayıran önemli özelliklerinden biri ise, yazmaya başladığı 1910'dan 1974 yılında ölümüne dek, Türkçe'nin geçirdiği bütün

Mavi Mavi Sevdim Seni – Naşide Göktürk

By |Kasım 17th, 2014|

Naşide Göktürk, yaşadıklarından biriktirdiklerini şiirleştirmiş ve 'Yüreğim Rehin' demişti. İlk kitap büyük ilgi gördü. Yaşantısını güzelleştirme, türküleştirme yolunu seçen ve sevgiyi çoğullaştırmayı amaçlayan Naşide Göktürk, şimdi 'mavi mavi' sesleniyor....'Mavi Mavi Sevdim Seni' insanları sevgiye, güzelliğe çağırıyor. Her şeye rağmen sevgi diyenler, bu dizelerde kendilerinden çok şey bulacaklar...Yüreğim Rehin'den sonra elinizdeki ikinci kitap, Naşide'nin 'Rehin' yüreğini

Mumyanın Mezarı – Giovanni Scognamillo

By |Kasım 17th, 2014|

On ya süren yoğun bir çalışmadan sonra, yüzyıllardan beri soyguncuların, arkeologların dikkatinden kaçan bir taş basamağın keşfi ekibi umutlandırdı. Kazıya devam edildiğinde taş basamakların bir mezara vardığı anlaşıldı. Ekipleri çoğaltıp altı gün sürece toprağı kazdılar, sonunda kocaman bir mezarın eşiğine vardılar. Karşılarında geçmişe açılan bir kapı ve kapının yanında mezar nöbetçisi köpek başlı Tanrı Anubis'in

Efendilik, Şarkiyatçılık ve Kölelik – Jale Parla

By |Kasım 17th, 2014|

1976'dan beri Boğaziçi Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Edebiyat dersleri veren Jale Parla Efendilik, Şarkiyatçılık, Kölelik adını verdiği bu özgün çalışmasından ondokuzuncu yüzyıl başı romantiklerinin yarattığı Doğu mitinin belirli bir süreçte, sömürgeci politikalara ve bu politikaların geliştirdiği kamuoyu tepkisine koşut olarak nasıl değiştiğini göstermeyi amaçlıyor.

Türk Atasözleri Sözlüğü – Ali Püsküllüoğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Atasözleri, her ulusta, her dilde vardır. Bu sözler, bir ulusu oluşturan insanların, halkın ortak yaratımıdır. Onların ortak deneyimlerinden süzülüp ortaya konulmuş, her yönden onları yansıtan söz değerleridir. Atasözlerinde toplumsal ve doğal olaylar, kurallar, gerçekler, inanışlar dile getirilir. Toplumun töre ve geleneklerini, felsefesini onlarda buluruz. Halk, yeri geldikçe, atasözlerini bir kanıt gibi kullanır. Çünkü onların ortaya

Türkçenin Gücü – Doğan Aksan

By |Kasım 17th, 2014|

'Türkçenin Gücü', Türk dilinin zenginliklerini gözler önüne seren önemli bir kaynaktır. Prof. Aksan' da; "Bu ilk denemeyle, ilgi ve çalışma alanları dilcilik olmayan kimselerin Türkçenin gücünü tanımalarına, dilimizin zenginliğine inanmalarına yardımcı olmayı amaçladık." diyor. Yazar, 'Türkçenin Gücü'nü, güzelliklerini görmek isteyenlere yüzlerce örnek sunuyor.

Tarihimiz ve Cumhuriyet – Zeki Arıkan

By |Kasım 17th, 2014|

Muhittin Birgen, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin önde gelen fikir adamlarından ve aydınlarından biridir, ama bugünkü kuşaklarca tanınmaz. Tanin başyazarlığından kooperatifçiliğe, Bakü Üniversitesi'nde Türk Tarihi ve edebiyatı doçentliğinden milletvekilliğine kadar birçok uğraşı olmuştur. Prof. Dr. Zeki Arıkan bu kitabın ilk bölümündeki monografide Muhittin Birgen'in yaşamöyküsünü anlattıktan sonra, tarih anlayışını ele alıyor. Kitabın ikinci bölümünü, yakın

Cumhuriyet Bebeleri – Ergun Sav

By |Kasım 17th, 2014|

1960 yılında, Ankara'da, hepsi de Atatürkçü, kendi alanlarında değerli bir grup genç, yurt sorunlarını tartışmak için bir "Aydınlar Forumu" kurarlar. Bunu hâlâ sürdürmekteler. Hepsi Cumhuriyet devrinde doğduğu için isimleri "Cumhuriyet Bebeleri"dir. "Babayasa"ları vardır. Çeşitli konuları disiplin içinde tartışırlar. Dünya görüşleri değişiktir. Bazı konularda ayrı yönde düşünürler. Fakat onlar için önemli olan, "sentez"dir, doğruyu bulmaktır.Atila Sav,

Aşkın Okunmaz Kıyıları – Victoria R. Holbrook

By |Kasım 17th, 2014|

Osmanlı İmparatorluğu ardında bir yığın ulus devlet bıraktı. Bu ulus devletler arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin benzersiz bir yeri vardı, çünkü İmparatorlukla arasında bir kimlik sürekliliği olan Cumhuriyet Türkiyesi ulusal kültürünü oluşturmak için "kendi" edebiyatını yabancı olarak gösterecek bir söyleme ihtiyaç duyuyordu. Alfabe değişikliği, dil devrimi ve eğitim politikaları bu amaçla devreye sokuldu. Bu kitap Osmanlı Türk

Tek Perdelik 9 Oyun – Anton Çehov

By |Kasım 17th, 2014|

Olay, Rusya'nın güney yöresinde geçer. Tikhon'un hanında büyük bir oda. Meyhane de denebilir. Sağda tezgah. Üzerinde, arkadaki raflarda şişeler. Fonda yola çılan bir kapı; dışarda üzerinde kirli, kırmızı, küçük bir fener asılı. Yerde, duvarlara bitişik sıralarda hacılarla yolcular. Bazıları, yere çökmüş, dizlerine kapanmış, uyuklamakta. Vakit gece yarısı... Perde gök gürültüsüyle açılır. Çakan şimseğin ışığı görülür

Hariciyeciler Dedikoduyu Sever – Haluk Afra

By |Kasım 17th, 2014|

HALÛK AFRA, mesleğe girdikten on iki yıl sonra yazmaya başladığı kitabında; 'tarihi olaylara ışık tutma-başarıları anlatma' ikilisine yönelmiyor. Bilinen anı-anlatı biçeminden farklı, hoş ve komik olayları kendi 'özel'lerinde kaleme almayı yeğliyor. Şaşırtıcı ve gülümsetici ifadelerle, dünyanın değişik mekânlarına taşıyor okuru. "Hariciyeciler Dedikoduyu Sever." Zira 'koskoca' Çağlayangil bile, hariciyeciler için "Seleflerini çekiştirmeye bayılırdı," dememiş mi?

Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran

By |Kasım 17th, 2014|

"İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dil ve Edebiyatı kürsüsündeki eleştiri derslerinden derlenmiş olan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri birarada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 2 – Berna Moran

By |Kasım 17th, 2014|

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış'ın ilk cildinde yazar 1950'lere kadarki Türk romanının ana sorunsalının batılışma olduğunu ve bu sorunsalın romanımızın kurgusunu, temalarını, tiplerini nasıl büyük ölçüde belirlediğini göstermişti. Bu ikinci ciltte, 1950-1975 yılları arasında yazılmış onbeş kadar yapıtı inceleyen yazar, bu dönemde, batılılaşmanın yerini, toplumsal yapıdan kaynaklanan, düzene dönük yeni bir sorunsalın aldığını ortaya koymakta

Dünyanın Tozu – Jacques Lacarrıere

By |Kasım 17th, 2014|

Romanın adı: Dünyanın Tozu. Baş kahramanı: Gerçekleri, düşleri ve mucizeleriyle Anadolu toprağı. XIII. yüzyıl Anadolu'su. Selçuklu sultanları ve Moğal akınları zamanı. Gerçekliği, Tanrı'yı, kendi özünü aramakta olan gezgin derviş ve halk ozanı Yunus Emre. Ayrıca, Anadolu'nun insan dünyasının öteki iki mimarı: Hacı Bektaş Veli ve Mevlâna. İnsan yüreğine doğru hırpalayıcı bir yolculuk olan bu roman,

Gözgü – Hakan Aycın

By |Kasım 17th, 2014|

Hasan Aycın'ın otobiyografik yazılarını bir araya getiren Müşahedat -Hayata Merhaba- ve kendisiyle yapılan söyleşilerden oluşan Güneşin Altında ile başlayan Hasan Aycın Kitaplığı çizgi albümleriyle devam ediyor. Gözgü, Aycın'ın Bocurgat, Gece Yürüyüşü, Asâ ve Kulbar'dan sonra beşinci ve yeni çizgi albümü. Başlığının kelime anlamı "ayna" olan albüm, Yunus'un şu dizeleriyle açılıyor:"Dost sûreti gözgüdürür / Bakan kendi

Bocurgat – Hakan Aycın

By |Kasım 17th, 2014|

"Anlamaya çalışmayın, sezgi gücünüzü harekete geçirmeye uğraşın. Çağımızın kıyıcılığı, bilgiççe vurdumduymazlığı karşısındaki çırpınışın kendi kişiliğinizde yankılanmasına fırsat verin. Açın kendinizi, seyreltin. Siz elinizdekini kapacaklar korkusuyla kendiniz üzerine kapandıkça, ayakta duramamak korkusuyla kasılıp katılaştıkça anlama varamayacaksınız. Anlama ulaşamadığınız yetmezmiş gibi anlaşılabilecek olan şeyi de farkında olmadan kaçıracaksınız. Sezgiye doğru düğümlerinizi gevşetirseniz belki anlam sızabilir içinize. Hasan'ın

Gökbilimci – Alexandre Najjar

By |Kasım 17th, 2014|

Gökbilimci, Lübnan edebiyatının "yeni yıldızı" Alexandre Najjar'ın tam anlamıyla bir tarihsel "aşk ve macera" romanı: XVII. yüzyıl başlarında Medicilerin Floransası; Paris'li genç gökbilimci, romantik François; dinsel gericiliğin hedef tahtası olmuş aydın-bilimadamı büyük Galileo Galilei; daha sonra, 1633 yılında İstanbul'da idam edilecek olan ve romanın geçtiği dönemde Toskana'da Medicilerin sarayında sürgünde bulunan Lübnan'nın dürzi emiri II.

Türk Edebiyatı ve Birinci Dünya Savaşı 1914-1918 – Erol Köroğlu

By |Kasım 17th, 2014|

Birinci Dünya Savaşı, ülkemizde yeterince araştırılmamış bir konudur. Bu savaş ile edebiyat ve propaganda arasındaki ilişki ise neredeyse bütünüyle ihmal edilmiştir. Erol Köroğlu'nun kitabı işte bu boşluğu dolduruyor. Propaganda alanındaki başarının ülkelerinden gelişmişliğine göre değiştiğine işaret eden yazar, Osmanlı Devleti'nin bu yöndeki çabalarını ve başarısızlığını derinlmesine araştırıyor. Yazara göre, ulus-devlet oluşumu aiçısından bütün dost ve

Osmanlı Topraklarında Fars Dili Edebiyatı – Muhammed Emin Rihayi

By |Kasım 17th, 2014|

Dr. Muhammed Emin Riyahi'nin hummalı ve uzun vadeli bir çalışmayı gerektiren bu eseri, Türkoloji ve Türk tarihini ilgilendiren bazı konularda verdiği bilgilerin Türk dili, edebiyatı ve tarihi konularında çalışan Türk bilimadamlarına cevap hakkı doğurmasının yanısıra, kimi yerlerde şiirlerden uzun örnekler verilerek, zaman zaman okuyucuda tezkire çağrışımının uyandırılması hususu bir yana bırakılırsa, bu sahada ya bir

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 1 – Berna Moran

By |Kasım 17th, 2014|

Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış kendi türünde şimdiye değin yapılmış incelemelerin en yetkini ... Edebiyatla yakından ilgili olan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt bence. Hilmi Yavuz, Kitap, 1 Mart 1984Berna Moran yapıtlarını özlediği düzeye getirmeden ortaya çıkarmıyor ... sonunda sağlam, tutarlı, açık, pırıl pırıl bir "bütün" çıkarıyor ortaya. Memet Fuat, Nokta, 30 Ocak 1984Bu

Radyo İçin 3 Oyun – Mahmut Çetin

By |Kasım 17th, 2014|

Tanzimat döneminde yazılan tiyatro eserlerinin çoğu, gerek ele aldıkları konuların kamuoyunun gündeminden çıkmış olması ve gerekse tiyatro tekniği bakımından taşıdıkları bazı zaaflar dolayısıyla, fakat en çok da kullanılan dilin eskimesi sebebiyle bugün unutulmuştur. Namık Kemal, tiyatro eserlerinde şiirlerine ve romanlarına göre çok sade ve yalın denilebilecek bir dil kullanmış olmasına rağmen aradan geçen zamanda onun

Merkez İstasyonunda Oturup Ağladım – Elizabeth Smart

By |Kasım 17th, 2014|

Elizabeth Smart'ın şair George Baker'a duyduğu tutkulu aşkın öyküsü olan Merkez İstasyonu'nda Oturup Ağladım, bir klasik olarak kabul ediliyor.Bir erkekle iki kadın arasındaki tutkulu ilişkilerin gizleri anlatılıyor. Hem umut kırıcı hem de mutlu bir aşk; okuru dehşete düşüren ya da kıskandıran bir aşk."Her iyi okuyucunun yolu, bir gün Merkez İstasyonu'nda Oturup Ağladım ile kesişir. Okuyucu,

Dostoyevski – Edward H. Carr

By |Kasım 17th, 2014|

Edward Hallett Carr'ın Dostoyevski üzerine yazdığı bu kitap hem ilginç bir biyografi, hem de çok başarılı bir edebiyat incelemesi, roman çözümlemesi. Çocukluğundan başlayarak, ailesinin, çevresinin, yaşantısının eserlerine etkisini; karşılaştığı insanların hangi karakterleri esinlediğini, çağın olaylarının, düşünce akımlarının etkilerini titizlikle incelemiş E.H. Carr. Geniş tarih bilgisi özellikle Rusya üzerine ve araştırmacı kişiliği bu başarının anahtarı. E.H.